14 Ocak 2014 19:51   şikayet Et
mavidelisi

Benim durumuma uygun bir köpek ırkı tavsiyesi?
Arkadaşlar köpek almak istiyorum ben, ancak alıp da başkasına vermek zorunda kalmak istemediğim için tedirginim biraz. Çünkü öncelikle benim astım türevi bir rahatsızlığım var. Alerjik bir durumum yok gerçi ama yine de az tüy dökmesi önemli. Diğer korkum ise çalışıyorum. Hafta sonları evdeyim genelde ama hafta içi en erken altı yedi gibi geliyorum eve.

Bazı ufak cins köpekler için, tüm gün köşelerinde oynayıp oturabilecekleri hatta haftada birkaç kez dışarı çıkmalarının yeterli olacaklarını söyleyen veterinerler var. Ancak emin olamıyorum. E bence iyi düşünülüp verilmesi gereken bir karar çünkü denemek için almak köpeğe hainlik. Özellikle teriyer cinsi için anlatılan bu. Hatta bir veteriner, sabah ve akşam yem yedikten onbeş dakika sonra bir damlası olduğunu, onu bir gazeteye vs damlatınca köpeğin oraya gelip tuvaletini yaptığını söyledi. Ama emin olamadım.

Lütfen bana yardımcı olabilir misiniz? Fikirleriniz benim için önemli olacak çünkü, çok mutlu olurum. Hangi ırktan köpeklere yoğunlaşmalıyım? Bu çalışma temposu ile köpek sahibi olmam mümkün mü sizce? Yoksa hayallerde mi kalacak? :((

14 Ocak 2014 17:55 tarihinde düzenlenmiş. | (1 kişi bunu patiledi.)

Gelen Cevaplar
15 Ocak 2014 22:31
deliis

Biz burdayız :) 

Alıntı Yaparak Cevapla   

17 Ocak 2014 01:50
mavidelisi

Orijinalden alıntı: deliis

Biz burdayız :) 


Biz derken?? :))

Alıntı Yaparak Cevapla   

17 Ocak 2014 21:23
deliis

Petarkadaş.com ailesi :)))

Alıntı Yaparak Cevapla   

17 Ocak 2014 21:57
gazez

ben sizin yerinizde olsam barınaktan ya da sahiplendirme yoluyla küçük ırk bir köpek bulurdum. aile olmanız sayesinde köpek bulmakta da sıkıntı çekmezsiniz muhtemelen. size bağlanmasında falan sorun olmaz eğer böyle bir şüpheniz varsa. tuvalet eğitimi gibi bir külfetten de kurtulmuş olursunuz. gerçekten o evreyi atlatmak çok sıkıntılı insanı hayattan bezdiriyor. birde sürekli ilgilenemiyorsanız tuvalet eğitimini verme süresi daha da uzar.


bunlardan sonra tek dikkat etmeniz hiperaktif bir köpek bulmamanız olacaktır. mesela bir beagle hiç düşünmeyin.

Alıntı Yaparak Cevapla   

18 Ocak 2014 16:15
mavidelisi

Orijinalden alıntı: gazez

ben sizin yerinizde olsam barınaktan ya da sahiplendirme yoluyla küçük ırk bir köpek bulurdum. aile olmanız sayesinde köpek bulmakta da sıkıntı çekmezsiniz muhtemelen. size bağlanmasında falan sorun olmaz eğer böyle bir şüpheniz varsa. tuvalet eğitimi gibi bir külfetten de kurtulmuş olursunuz. gerçekten o evreyi atlatmak çok sıkıntılı insanı hayattan bezdiriyor. birde sürekli ilgilenemiyorsanız tuvalet eğitimini verme süresi daha da uzar.

bunlardan sonra tek dikkat etmeniz hiperaktif bir köpek bulmamanız olacaktır. mesela bir beagle hiç düşünmeyin.



Böyle umutlu durumlar çok hoşuma gidiyor gerçekten.. umarım gerçekten sorun olmaz da çoluk çocuk yavrular ve hayvanlarla kocaman bir aile olıruz :)

(1 kişi bunu patiledi.) Alıntı Yaparak Cevapla   

18 Ocak 2014 16:18
mavidelisi

Orijinalden alıntı: deliis

Petarkadaş.com ailesi :)))

Çok teşekkür ederim :))

Alıntı Yaparak Cevapla   

18 Ocak 2014 16:39
simgeselboyu...

Bir hatırlatma yapmak isterim.. Yavru alırsanız korktuğunuz her türlü sorunu bir dönem mutlaka yaşayacaksınız. Belki bilmeden yüksek enerjili bir yavru alıcaksınız ve beklediğinizden daha uzun sürecek o sorunlar. Belki de tam tersi olacak en uygun yavruya denk geliceksiniz. Ama bu daha düşük bir ihtimal :) 


Amaa eğer kötü şartları (barınak, sokak, bakımsızlık vs.) görmüş yetişkin bir köpek alırsanız (kısaca onu kurtarırsanız) o size hep minnet duyacaktır ve sorun çıkartmayacaktır. O köpekler cidden başka oluyor. Kötü şartlardan geldikleri için bi insan gibi durumu ayırt edip iyi şartların kıymetini biliyorlar. Daha önce evsiz bir kaç hayvanı sahiplendirmek üzere eve aldım, bir kısmını iş yerimin oralarda besledim vs. O hayvanların hiçbiri bana sorun çıkarmadı. Sokaktan gelenler sanki yıllardır evde yaşar gibi uslu uslu minderlerinde yattılar, mutfağa girmediler, eve tuvalet yapmadılar, kemirmek falan hak getire... Dışardakiler de aynı şekilde ne üstümü başımı batırdılar, ne kıyafetlerimi çekiştirdiler. mamayı verirken bile ben işimi bitirmeden yemeye başlamadılar. Biz sahiplilere tasmayla yürümeyi öğretmeye çalışırken o sokaktakiler en işlek caddede benimle tasmasız ve kimseyi rahatsız etmeden yürüdüler hatta trafik ışıklarını bile çözmüşlerdi oturup kendilerine yeşil yanmasını bekliyorlardı :) Evdekiler de aynı şekilde, ilk kez tasma taktığımda en ufak bir çekiştirme denemesinde bile bulunmadılar. Bu tür hayvanların sadakati, sizinle iletişimi çok daha yüksek oluyor. Gözünüzün içine bakıyorlar. Dediğim gibi kıymet biliyorlar. Ama ben bir tanıdığımın sahipli köpeğini misafir olarak aldığımda asla sözümü dinletemedim, 2 dakika uslu durmasını sağlayamadım, hatta iletişim bile kuramadım. Çipil de aynı şekilde :) kendi haline bıraktık evde danalar gibi koştu, sağı solu devirdi vs yaramaz ve şımarık bir çocuk gibiydi :) 

Benim tavsiyem yetişkin bir köpeği "kurtarmanız". Barınaktan, sokaktan veya hayvan derneği aracılığıyla alabilirsiniz köpeğinizi. Yuvaya çok ihtiyacı olan bir sürü yetişkin köpek var. Gidip onları görüp en yakın hissettiğinizi alabilirsiniz. 

(2 kişi bunu patiledi.) Alıntı Yaparak Cevapla   

18 Ocak 2014 16:39
gazez

Orijinalden alıntı: mavidelisi

Orijinalden alıntı: gazez

ben sizin yerinizde olsam barınaktan ya da sahiplendirme yoluyla küçük ırk bir köpek bulurdum. aile olmanız sayesinde köpek bulmakta da sıkıntı çekmezsiniz muhtemelen. size bağlanmasında falan sorun olmaz eğer böyle bir şüpheniz varsa. tuvalet eğitimi gibi bir külfetten de kurtulmuş olursunuz. gerçekten o evreyi atlatmak çok sıkıntılı insanı hayattan bezdiriyor. birde sürekli ilgilenemiyorsanız tuvalet eğitimini verme süresi daha da uzar.

bunlardan sonra tek dikkat etmeniz hiperaktif bir köpek bulmamanız olacaktır. mesela bir beagle hiç düşünmeyin.



Böyle umutlu durumlar çok hoşuma gidiyor gerçekten.. umarım gerçekten sorun olmaz da çoluk çocuk yavrular ve hayvanlarla kocaman bir aile olıruz :)


istanbuldan bir öğretmen arkadaşım bana golden sordu. ben de sahiplendirmeyle bulursun ne gerek var almaya. her taraf terkedilmiş köpek dolu demiştim. 2 ay sonra aradı beni. bir yaşında terrier bulmuş sahiplendirme yoluyla. köpeği aldığı gün, sokakta 2 tane yarı görme engelli kedi bulmuş. 3 üne birden rahatlıkla bakıyor şimdi evde. iyiki köpek satın almamışım diyor şimdi.

sahiplendirmeleri takip edin derim.

(1 kişi bunu patiledi.) Alıntı Yaparak Cevapla   

19 Ocak 2014 13:04
mavidelisi

Orijinalden alıntı: simgeselboyutsal

Bir hatırlatma yapmak isterim.. Yavru alırsanız korktuğunuz her türlü sorunu bir dönem mutlaka yaşayacaksınız. Belki bilmeden yüksek enerjili bir yavru alıcaksınız ve beklediğinizden daha uzun sürecek o sorunlar. Belki de tam tersi olacak en uygun yavruya denk geliceksiniz. Ama bu daha düşük bir ihtimal :) 

Amaa eğer kötü şartları (barınak, sokak, bakımsızlık vs.) görmüş yetişkin bir köpek alırsanız (kısaca onu kurtarırsanız) o size hep minnet duyacaktır ve sorun çıkartmayacaktır. O köpekler cidden başka oluyor. Kötü şartlardan geldikleri için bi insan gibi durumu ayırt edip iyi şartların kıymetini biliyorlar. Daha önce evsiz bir kaç hayvanı sahiplendirmek üzere eve aldım, bir kısmını iş yerimin oralarda besledim vs. O hayvanların hiçbiri bana sorun çıkarmadı. Sokaktan gelenler sanki yıllardır evde yaşar gibi uslu uslu minderlerinde yattılar, mutfağa girmediler, eve tuvalet yapmadılar, kemirmek falan hak getire... Dışardakiler de aynı şekilde ne üstümü başımı batırdılar, ne kıyafetlerimi çekiştirdiler. mamayı verirken bile ben işimi bitirmeden yemeye başlamadılar. Biz sahiplilere tasmayla yürümeyi öğretmeye çalışırken o sokaktakiler en işlek caddede benimle tasmasız ve kimseyi rahatsız etmeden yürüdüler hatta trafik ışıklarını bile çözmüşlerdi oturup kendilerine yeşil yanmasını bekliyorlardı :) Evdekiler de aynı şekilde, ilk kez tasma taktığımda en ufak bir çekiştirme denemesinde bile bulunmadılar. Bu tür hayvanların sadakati, sizinle iletişimi çok daha yüksek oluyor. Gözünüzün içine bakıyorlar. Dediğim gibi kıymet biliyorlar. Ama ben bir tanıdığımın sahipli köpeğini misafir olarak aldığımda asla sözümü dinletemedim, 2 dakika uslu durmasını sağlayamadım, hatta iletişim bile kuramadım. Çipil de aynı şekilde :) kendi haline bıraktık evde danalar gibi koştu, sağı solu devirdi vs yaramaz ve şımarık bir çocuk gibiydi :) 

Benim tavsiyem yetişkin bir köpeği "kurtarmanız". Barınaktan, sokaktan veya hayvan derneği aracılığıyla alabilirsiniz köpeğinizi. Yuvaya çok ihtiyacı olan bir sürü yetişkin köpek var. Gidip onları görüp en yakın hissettiğinizi alabilirsiniz. 



Çok yardımcı oldunuz gerçekten çok teşeklür ederim.. zaten sahiplenme yada kurtarma olsun diye bir isteğim vardı şimdi kesin oldu.. haklısınız da aslında.. sadwce cins köpek uygun olursa onu almam lazım olacak sanırım diye düşünüyordum ama anlattıklarınıza göre olmasa da olur..

Alıntı Yaparak Cevapla   

19 Ocak 2014 14:10
burak120320

Acemi bir köpek sahibi olarak anlatılanlara sonuna kadar katılıyorum. Benimde şartlarım sizinkilerle benzeşiyor, çalışıyorum köpecik haftanın 3 günü gündüz evde yanlız kalıcak, haftada 3-4 gün dışarı çıkarabilicem bu ona yeticek, çok yaygaracı olmıycak komşuları rahatsız ermiycek, ben yokken köşesinde uslu uslu oturup beni bekliycek vs.. Haftalarca araştırdım ve bana en uygun ırkın fransız bulldog olduğuna karar verdim ( ne yazıkki araştırmalarım sırasında petarkadaş.com'a denk gelemedim ya da dikkatli incelemedim) Sonunda kararımı verdim ve İzmir'de işini düzgün yapan bir çiftlikten anne altından seçerek dünya tatlısı bi fransız bulldog "satın" aldım. Evde sağa sola çişini yapmıcak öylemi, uslu uslu oturcak köşesinde öylemi, evde yanlız kalıcak hemde 2 aylık bi yavru.. yok öyle bi dünya :D :D Bu söyledklerimin hepsi olcak, alıştırmalar yapıyoruz, eğitilmeye çalışıyoruz acemice ama birkaç ay vaktimiz var sanırım, o zamana kadar "sınırsız ilgi".... sabah işe giderken 1 saat erken uyanıp güzel kızımı anneme emanet ediyorum, evdeyken bütün gün elimde kağıt havlu rulosu-sirkeli su ikilisi zillinin poposunu takip ediyorum, oyuncaklarıyla yetinmeyip beni ve eşyalarımı kemirmeye başladı bile, bu sabah uyandım ve yatağımın deri başlığının bir kısmı yok olmuş :d Hani bu ırk bana uygundu!! E kimse bana söylemedi o bir yavru, annesinden ayrıldığında tüm hayatı sen olcaksın herşeyi sen öğretceksin diye!! Tamam bir yavru aldığımın ve eğitmem gerektiğinin farkındaydım ama tüm zamanını "acımadan katledeceğini" bilmiyordum ki :D Pişmanmısın diye sorun, asla.. İyiki hayatıma dahil etmişim çiko'mu, çok sevdik birbirimizi. Bir yavruya sahip olmak, onun herşeyiyle ilgilenip yavaş yavaş büyümesini görmek harika bir duygu ama bizim durumumuzda kurtarılmayı bekleyen yetişkin akıllı sevimli bir dost daha mantıklı diye düşünüyorum. 

(4 kişi bunu patiledi.) Alıntı Yaparak Cevapla   

Siz de fikrinizi paylaşabilirsiniz, unutmayın Petarkadaş'ta saygı önce gelir...

Sitede Gezenler

17 üye şu anda sitede.





Reklam

Hayvan Dostu Markalar